20 Mart 2014 Perşembe

ÇOCUKLARA AMENTÜ

AMENTÜÇOCUKLARA


ÇOCUKLARAAMENTÜ

AMENTÜ
İLİMDE ÇOCUK GİBİ KALANLARA



                                                              Ayşe Osmanlı   Ramazan-ı Şerif  1430 Dersaadet                                                                                         


1   ﷲِ ﺁﻣَﻦْﺖُ


Amentü billahi
Ben iman ettim Allaha   

2 ﻤَﻶﺀِﮓﺘِ ﻮَ                                         
  Ve melaiketihi
Ve Onun meleklerine(de iman ettim)

3 ﻛﺘُﺒ   ﻮَ   

Ve kütübihi
VeOnun kitaplarına(da iman ettim)


4 ﺮۥﺴُﻟِ ﻮَ  

Ve rusuli hi
Ve Onun resullerine (de iman ettim)

     
 5       ﺍﻵﺧِﺭِ       ﻮَﺍﻠﯿﻮْﻡِ 
vel yevmil ahiri
ve ahiret gününe (de iman ettim)


6 ﺍﻠﻗَﺪَﺭِ
Ve bil kaderi
Ve kadere

ﺗﻌﺍﻼ ﻣِﻦْ ﷲِ ﺸﺭﱢﻪِ ﻭَ ﺧﻳْﺭﻪِ
hayrihi ve şerrihi min Allahi teala
hayırlısının ve şerlisinin Allahtan
(geldiğine de iman ettim)


ﺣَﻖﱞ        ﺑَﻌْﺪَﺍﻠْﻤَﻭْﺖ ﻭَﺍﻠْﺒﻌْﺚ
         Ve Öldükten sonra dirilmek de  haktır (gerçektir, vardır)


KELİMEYİ ŞEHADET
EŞHEDÜ ELLAİLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDÜRRASULULLAH

                                                                                                                                                                                            1 ALLAH     
celle celalühü




Müslümanların inandığı Allah, İhlâs suresinde tanımlanmaktadır. Allah Peygamber Efendimize diyor ki;

“İnsanlara söyle O Allah 1 dir.”
Eşi, ortağı,  bir ikincisi yoktur.


                 O, Samed’tir.”  




Yani O’nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ama canlı cansız her şeyin varlığını sürdürebilmesi için O’na ihtiyacı vardır.

“O doğurmamıştır ve doğrulmamıştır.”
Oğlu, kızı, hanımı, anası babası v.s. yoktur bu gibi şeyler insanlar için söz konusudur, Allahın buna ihtiyacı yoktur.  

“Hiçbir şey O’ na benzemez.”

Kâinatta var olan veya akla hayale gelebilecek ne varsa bunların hiç birisi Allah değildir. Aklımıza ne gelirse gelsin o şey Allah olamaz. Allah bizim düşünebileceğimiz hiçbir şeye benzemez.

CAHİLİYYE devrinde yani İslam gelmezden evvel insanlar Allah’ı değişik şekillerde resmediyor veya heykel gibi putlar yapıp O’na benzediğini düşünüyorlardı. Kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyorlar onlardan bir şey bekliyorlardır. Bu ise apaçık bir şirktir.
Şirk Allah’a eş ve ortak koşmaktır, Allah’ı   1 saymamaktır.
 
Allah buna çok kızar ve asla affetmez.

Allah dilerse ne kadar büyük olursa olsun her türlü günahı affeder ama şirki asla.
Günümüzdeki,

Yahudi   ve     Hıristiyanlar   şirk   içindeler.

Çünkü Allah’ın oğlu var, hanımı var demektedirler. Allah’ı üçlemektedirler. Onlardan bazısı ise İsa peygamberi Allah zannetmektedir. Allah bu sebeple onlara çok gazap eder yani öfkelenir. Allah’a karşı söyledikleri bu tür sözlerle sapıtmış olurlar ve Allah onlara çok gazap eder, bunu Fatiha suresinin sonundaki şu kelimeler bize söylüyor.

Fatihay-ı şerifedeki  gayril magdubi aleyhim veleddalliyn Amin.

Magdubi aleyhim    Allah’ın kendilerine gazap ettiği yani öfkelendiği Yahudiler

Ve led Daal liiyn Allah’ın, doğru yoldan sapmışlar dediği Hıristiyanlar


Biz Müslümanlar her gün 5 vakit namazımızda Fatiha suresini okuyarak, onlardan Allah’a sığınırız.

Ama maalesef bugünkü yaşantımıza bakacak olursak onlar gibi şirk koşmasak da onların gittiği yollara, modalara, odalara dalıyoruz ve onların yemelerine, içmelerine, kıyafet tarzlarına çok benzetiyoruz kendimizi. Kız çocuklar barbi bebeklerinin kıyafetlerine özeniyor, erkek çocuklar Süpermen, örümcek adam gibi olmak istiyor.

Oysaki Allah’ımız bize hiçbir şeyi eksik etmemiştir. Neyi nasıl yapacağımızı, ne yiyip ne içeceğimizi, nasıl giyineceğimizi kısaca her şeyi belirlemiş ve bize örnek olsun diye peygamber efendimizi göndermiştir.
Biz onu örnek alacağımız yerde giyim kuşam yeme içme ve bunun gibi her şeyimizi yahudi ve hıristiyanları veya hiç Allah’a inanmayanları taklit eden ünlü şarkıcı veya modacılardan alıyoruz ve böylece Allah’ımızı gücendiriyoruz. Senin çok sevdiğin bir arkadaşın senin kızdığın birine gitse, onunla arkadaşlık etse, onunla oynasa, onunla beraber yese içse, onun gibi giyinse, senin tarafına hiç bakmasa sen gücenmez misin? İşte bunun gibi biz de peygamberimizi ve Allah’ımızı gücendirmiş oluruz.

Bizim en güzel örnek alacağımız kişi Peygamber Efendimizdir (Sallallahü aleyhi vesellem)

Ve onun pak yani tertemiz hanımlarıdır.
Ve onun kıymetli sahabeleridir.
Ve onların yetiştirdiği değerli alimlerdir.
Ve o alimlerin peşinden gidenler ve onları sevenlerdir.

Allah dostu Mahmud efendi hazretleri

                                                                                                                       Yahudi   ve     Hıristiyanlar  Allah’a bizim inandığımız gibi inanmazlar. Efendi hazretleri der ki onlar Allah hakkında yanlış zan üzeredirler.


Her ne kadar ‘biz de Allaha inanıyoruz’ deseler de onların inandıkları şey bizim Allah’ımız değildir.

Onlar Allah demez, tanrı derler. Onların inandığı Tanrının oğlu vardır, kızları vardır, eşi vardır,  çalışınca dinlenmek için yorulur, bir insanla güreşince yenilir. Tanrı diye tamamen saçma sapan yanlış şeylere inanırlar ve olmadık şeyleri düşünürler. Böylece de kâfir olurlar. Allah’a doğru bir şekilde inanmayana kâfir denir.

ALLAH Bize Kur’anda kendisini en güzel  en doğru şekilde tanıtır. Ayrıca 99 ismiyle yani ESMAÜL HÜSNAsıyla tanırız Onu.       

Anne babamızın ve akrabalarımızın hatta öğretmenimizin adını çabucak öğrenmeye hevesli olduğumuz gibi Allahımızın
Esmaül Hüsnasını  da öğrenelim.

Allah, her an bir iştedir ve asla yorulmaz onu bir uyuklama dahi tutmaz. Ayetel Kürsiyi okurken  La tehuzu sinetün ve la nevm diyoruz. Yani O’nu ne bir uyuklama ne bir uyku tutmaz. Allah’ı hiç kimse yenemez, O son derece güçlüdür fakat Allah’ı bir Süpermen gibi düşünmek de yanlıştır çünkü O insan değildir. İnsanı da hayvanı da canlı cansız her şeyi yaratandır. Kâinatı yani evreni ve içindekileri, ayı güneşi yıldızları dünyayı hepsini O yaratmıştır.

Havada, suda, karada, değişik canlıları her an yaratmakta olan Allah’tır.

Bengal kaplanı suda yüzüyor  
*
 Beyaz yüzlü saki maymunu



*
top oynayan foklar


O bütün ihtiyaçlarımızı karşılar fakat bizden hiçbir ücret istemez. Dünyayı bile ne güzel yaratmış, yaşamamız için gerekli her şeyi koymuştur içine ve hepsi tıkır tıkır bir saat gibi belirli bir düzen içinde işlemektedir.

Sevimli kardeşler



Manavgat şelalesi


Allahresulü de güzeldir. Biz de Allahresulüne yani peygamber efendimize uyarak güzelleşiriz. O zaman Allah bizi sever.Çünkü O, resulünü seven ve ona uyanları sever.

* 
Allah cennetleri çok daha güzel yaratmıştır. Ve bizi o cennetlere koymak istiyor. Böyle güzel Allah’ımız varken O’na şükretmemiz gerekmez mi? Bunun için de O’nun sözünü dinlememiz gerekmez mi? Nasıl ki anne babamızın sözünü dinlersek sevinirler ve bizi severler. Bizim için iyi olan isteklerimizi yerine getirirler. Allah’ımızın kıymetini bilelim. Allah’ı ve Allahresulünü gücendirecek işler yapmayalım. O zaman Allah bizi sever ve bize hem dünyada bizim için iyi olan şeyleri verir hem ahirette cennetine koyar. Allah’ımızın bize verdiği bütün bu nimetler için bizim Allah’a ne şekilde şükretmemiz gerektiğini Allahresulü bize göstermiştir.


Abdest şükürdür.  Namaz şükürdür
.

İçimiz dışımız ve evlerimiz  Allahresulüne 
layık olsun, TERTEMİZ OLSUN



Mekke de peygamberimizin doğduğu ev.


                                                         
Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır. Hiç günah işlemezler, yemezler, içmezler, Allahın emrini yerine getirirler, erkek ve dişi değildirler, evlenmezler. Onların kanatları vardır değişik şekillere girebilirler ama onları hiçbir şekilde ve surette göstermek, resimlerini yapmak doğru olmaz. Melekler de peygamberler gibi hiçbir surette resimle gösterilmezler. Oysa Hıristiyanlar meleklerin hatta İsa peygamberin resmini yaparak kiliselerinin içine koyarlar. Böylece küfre girmiş olurlar. Hatta zamanımızda çok daha kötüsünü yapıp, karikatürler çizip gazete ve dergilerde yayınlayarak peygamber efendimize hakaret edenleri vardır. Müslümanlar hiçbir peygambere hakaret etmez ve hepsine son derece saygılıdırlar. İşte Müslüman ile Hıristiyan-Yahudi arasındaki farklardan biri budur.











1 CEBRAIL aleyhisselam………..Vahiy meleği

Vahiy Allah’ın kelamı yani Allah'ın 
sözleridir.                                                         
2 MIKAIL aleyhisselam…………Tabiat olaylarını 
düzenler.

3 ISRAFIL aleyhisselam………...Sur'a üfleyecek.
Sur, üzerinde delikler olan boru.
Sur'a ilk üflediğinde bütün yaratıklar ölecek, ikinci kez üflediğinde tekrar
dirilecekler, 
Allah’ın izniyle.

4 AZRAIL aleyhisselam…………..Ecel'i(ölüm vakti) 
gelenin canını alır.

Ayrıca bütün yaptıklarımızı yazan yazıcı melekler vardır ki onlara kiramen kâtibin denir. Biri sağ biri sol omzumuzda dururlar. Sağdaki yaptığımız iyilikleri yazar soldaki ise kötülükleri. Bir kötülük yaptığımızda pişman olur hemen tövbe edersek sağdaki melek soldakine engel olur yazdırmaz.
Bir de hafaza melekleri vardır; onlar da koruyucu meleklerdir ve bizi tehlikelerden korurlar.

Meleklerin kanatları var diye onları kanatlı insan gibi veya kuş gibi göstermek yanlıştır. Hıristiyanlar melekleri kanatlı insan şeklinde gösterirler.

Daha birçok işlerle görevli melekler vardır. Melekler, Allah’ın sözünden asla çıkmazlar ve Allah ne buyurursa onu yaparlar. Bu meleklerden her hangi bir tanesini inkâr etmek insanı imandan çıkarır. Mesela Yahudiler Cebrail aleyhisselama düşmandırlar, onu sevmezler. Hâşâ onun Allah’tan gelen vahyi yahudilerden birine götüreceğine yanlışlıkla Peygamber efendimize götürdüğünü zannederler. Oysa melekler asla hata etmezler. Hıristiyanlar da melekleri kanatlı olarak resimlerler hatta bazıları melekleri Allah’ın kızları olarak düşünür böylece onlar da küfre girmiş olurlar.
Aya Sofya’da şimdi artık duvarlardaki eski Bizans’tan kalma figürleri tekrar açığa çıkarıyorlar. Kanatlı insan şeklinde melek resimleri çıkıyor ortaya. Maalesef Fatih Sultan Mehmet devrinden beri camii olan Aya Sofya yı müzeye çevirdikleri yetmiyormuş gibi bir de içindeki küfür adetlerini tekrar açığa çıkararak kiliseye geri çevirme gayretleri var.


AYASOFYA ECDADIMIZDAN BİZE YADİGAR ONU TEKRAR ASLİ HÜVVİYETİNE GERİ DÖNDÜRMELİYİZ.


TEVRAT Musa aleyhisselama indirilmiştir.
ZEBUR Davut aleyhisselama indirilmiştir.
İNCİL Isa aleyhisselama indirilmiştir.
KUR’AN Muhammed aleyhisselama indirilmiştir.


İbrahim aleyhisselama ve diğer bazı peygamberlere kitap yerine sayfalar verilmiştir.
*
Kur’an da ismi geçen 28 peygamber vardır. Bunları herkesin bilmesi lazımdır.
Bir peygamber ismi geçtiğinde aleyhisselam denir. Birkaç tanesinin beraber ismi geçtiğinde hepsi için bir tek aleyhimesselam denir. Peygamber efendimizin ismi geçtiğinde sallallahü aleyhi vesellem deriz.
Biz Müslümanlar bu kitapların hepsinin Allah tarafından gönderildiğine inanırız. Ancak evvelki kitaplar insanlar tarafından değiştirildiği için artık geçersizdir. Oysa günümüzdeki Yahudi ve Hıristiyanlar değiştirilmiş olan Tevrat ve incili okuyup Kur’anı inkâr etmekte ve böylece küfre girmektedirler. Kur’anın sadece bir ayetini bile inkâr eden kâfir olur. Sadece Kur’an değiştirilmemiştir ve dünyanın sonuna kadar geçerli kalacaktır.


Resuller Allahın elçileri, peygamberleri demektir. Kendisine kitap verilmiş olan peygambere resul denir verilmemiş olanlara ise nebi denir.
İlk insan ve ilk peygamber ÂDEM aleyhisselamdır. Allah ona eş olarak HAVVA annemizi yaratmış ve bütün insanlar o ikisinden türemişlerdir.


Peygamberler içersinde 5 büyük resul vardır.


NUH aleyhisselam
İBRAHİM aleyhisselam
MUSA aleyhisselam
İSA aleyhisselam
MUHAMMED sallallahü aleyhi vesellem


Onlara ULÜL AZİM peygamberler yani en büyük peygamberler denir.
Biz Müslümanlar Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlere inanırız. Yahudi ve Hıristiyanlar ise bazısına inanır bazısına inanmaz ve böylece kâfir olurlar. Ayrıca onlar bazı geçmiş peygamberleri çok kötü tasvir ederler ve onlara büyük günahlar yakıştırıp iftira ederler. Oysa peygamberler asla günah işlemez.


NUH aleyhisselam büyük tufanda kendisiyle birlikte Allah’a iman edenleri gemisine alarak kurtarmıştır. Tufan; bütün dünyayı kaplayan sular seller demektir. Gemiyi kendisi inşa etmiştir. Geminin planlarını ise Allah vahiyle bildirdi.



Gemiye her hayvandan çiftler aldı. Hepsi çifter çifter bindiler.
*
Nihayet Allah’ın izniyle sular çekilip bir dağın (Cudi dağı) üzerine karaya oturdular.

Ağrı dağı


Kurtuldukları gün gemide kalan bütün erzakları bir araya getirip aşure yaptılar. Onun için o güne AŞURE günü dendi.


İBRAHİM aleyhisselam Kâbe’nin yıkılmış olan temellerini yükseltti ve oğlu İsmail ile beraber Kâbe’yi yeniden inşa etti.
Kâbe’yi ilk defa melekler yapmıştı, Âdem aleyhisselam yeryüzüne indikten sonra o tavaf etsin diye yaptılar. Kâbe’ye Beytullah da denir Allah’ın evi demektir Allah oraya Müslümanları davet ettiği için böyle denmiştir yoksa Allah için belirli bir yerde duruyor denemez. İbrahim aleyhisselama Halilullah denir, Allah’ın dostu demektir. Allah onu kendisine dost edinmiştir. Allah’a o kadar yakındı ki Allah ona oğlu İsmail’i kurban etmesini emrettiğinde hiç tereddüt etmeden bu emri yerine getirmeye kalktı fakat o anda Cebrail Aleyhisselam Allah’ın izniyle gökten kocaman bir koç indirerek İsmail aleyhisselamı kesilmekten kurtardı. Allah böylece İbrahim aleyhisselamın kendisini ne kadar sevdiğini denemiş oldu. Aynı zamanda Peygamber efendimizin dedeleri, onun oğlu olan İsmail aleyhisselamın soyundan gelmektedir. İbrahim aleyhisselamın zamanında yaşayıp ona inanmış olanlar cennete gireceklerdir. Onun zamanındaki kelime-i tevhit; La ilahe illallah İbrahim Halilullah şeklindeydi.


MUSA aleyhisselam, zalim firavun zamanında inananları kurtarmıştı.  Kızıldeniz’i asâsıyla yararak kendisiyle birlikte Allah’a iman edenleri geçirmiş sonra deniz tekrar kapanarak arkalarından gelen firavun, ordusuyla beraber boğulmuştu. Allah firavunun cesedini diğer insanlara ibret olsun diye sakladı.


Allah’a yaşarken kulluk yapmadı. Şimdi cesedi ibretlik için inanmadığı bir davaya hizmet ediyor.



Bugün onun cesedi İngiltere’de Britanya Müzesinde mumyalar bölümünde sergilenmektedir. Yahudiler Allah’ın birçok nimetlerini hep inkâr edip birçok peygamberini öldürdükleri için Allah onları lanetlemiştir. Musa aleyhisselama Kelimullah denir. Yani Allah’ın konuştuğu kişi demektir. Allah onunla Tur-i Sina’da (Filistinde bir dağ ismi) konuşmuştur. Musa aleyhisselam zamanında yaşayıp ona inanmış olanlar cennete gireceklerdir. Onun zamanındaki kelime-i tevhit; La ilahe illallah Musa Kelimullah şeklindeydi.



İSA aleyhisselam ise zalim Yahudiler onu çarmığa germesinler diye saklanırken Allah onu göğe yükseltti. Bugün hâlâ orada yani ikinci kat semadadır. Fakat bir gün tekrar yeryüzüne inecek ve Müslümanların safında yer alarak kâfirlere karşı savaşacaktır. O Meryem valideden babasız doğmuştu, Âdem aleyhisselam ise hem anasız hem babasız yaratılmıştı. Hıristiyanlar İsa aleyhisselamı babasız doğmasından dolayı Allahın oğlu zannettiler ve Allaha da Allah baba dediler. Bu söz Allah’ın asla affetmeyeceği çok büyük bir küfürdür. İsa aleyhisselamın da diğer peygamberler gibi birçok mucizeleri vardır. Allah bütün peygamberleri mucizelerle göndermiştir.
İsa aleyhisselama Ruhullah denir Allah’tan bir ruh demektir. Allah tarafından ruhu üflenip babasız yaratıldığı için böyle denmiştir. İsa aleyhisselam zamanında yaşayıp ona inanmış olanlar cennete gireceklerdir. Onun zamanındaki kelime-i tevhit; La ilahe illallah İsa Ruhullah şeklindeydi.


İsa aleyhisselam bir gün gelecek Şam’daki beyaz minareye inecek Hıristiyanların haçını kıracak, domuzu öldürecek Mehdi aleyhisselama asker olup deccalı öldürecek.






Hz. Muhammed sallallahü aleyhi vesellem en son peygamberdir ve artık O’ndan sonra başka peygamber gelmeyecektir. Allah O’na birçok üstünlükler verdiği için peygamberlerin en üstünü olmuştur. O Habibullahtır. Yani Allah’ın sevgilisidir.
Allah O’na çok mucizeler vermiştir. Peygamber efendimizin en büyük mucizesi Kur’andır.
                                                                                                                                                                              

Mucize insanları hayret ettiren, aciz bırakan ve hiçbir kimsenin başaramayacağı çok acayip şey demektir. Kur’an böyledir. Okunduğunda ve manaları düşünüldüğünde insanı aciz bırakır. Ondaki gerçekler ilim ilerledikçe her gün açığa çıkmaktadır ve kimse aksini ispatlayamamaktadır. Bütün önceki kitaplar değiştirildiği halde Kur’an asla değiştirilememiştir. Bir noktası dahi değiştirilemez. Çünkü onu Allah korumaktadır. Geçmiş kitapların hükmü artık kalkmıştır.  Günümüzde yaşayan yahudi ve hıristiyanlar eğer cennete girmek istiyorlarsa artık geçersiz olan incil ve tevratlarını bırakıp Kur’an a sarılmalıdırlar. Onların biz de tanrıya inanıyoruz demeleri yeterli değildir. Onların inandıkları tanrı ile bizim inandığımız Allah aynı değildir. Ayrıca Peygamber efendimizi kabul etmedikçe asla inanmış sayılmazlar ve kâfir olurlar. Bütün peygamberleri kabul edip bir tek Peygamber efendimizi kabul etmeseler asla cennete giremezler. O halde bugünkü yahudi ve hıristiyanlar için tek çare vardır o da Müslüman olmaktır.
Bunun için kelime-i tevhidi tam söylemeleri gerekmektedir. O da, La ilahe illallah Muhammedürrasulullahtır. Bu zamanın kelime-i tevhidi budur.
Bu kelime-i tevhide inanarak tam söyleyen cennete girer. Kelime-i tevhit iki kısımdan oluşur.
İlk yarısı;      



Diğer yarısı;      



Bir çift gözlük veya bir çift ayakkabı, bir çift eldiven gibi ikisinin de bir arada olması lazım. İlk yarısını söyleyip de diğer yarıyı söylemeyen asla cennete giremez.
  
Peygamber efendimizi Rasulullah kabul etmeyen asla cennete giremez. Rasulullah demek Allah’ın resulü demektir. Allah’ı kabul edip de O’nun resulünü inkâr etmek olamaz.


Allah “Beni seviyorsanız resulüme uyun” demektedir.


Mescid-i Nebevi Peygamber efendimizin mescidi
O’na  uymadan
Allah’ı seviyor sayılamayız.



Peygamber efendimizin bir mucizesi de Miraç’tır. Bir gece ansızın Mescid-i Haram’dan yani Mekke’deki Kâbe’den Kudüs’teki Mescidi Aksa’ya, Cebrail aleyhisselamla beraber Burak üzerinde gitmiştir. Yolculuğun bu kısmına İsra (gece seyahati) denir. Sonra Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan yedi kat gökleri aşıp Allah’ın huzuruna çıkmıştır. Bu kısmına da Miraç den.rBURAK  Cennetten özel indirildi


Mekkedeki Kâbe’den


Kudüsteki Mescidi Aksaya
Kudüs Filistindedir ama bugün yahudilerin işgali altındadır Yani Allah'ın öfkelendiği kimseler oraları almışlar ve ordaki müslümanlara acı çektiriyorlar.



Kudüs’e gelince oradaki bir kaya parçasının üzerinden 7 kat göklere yükseldi. O kaya parçası da nerdeyse onun arkasından gitmek istercesine yerden yükseldi. O kaya parçasının bulunduğu yerin üzerine bir mescit yapıldı. O mescidin adı Kubbetüssahra’dır. Kaya bu mescidin içindedir.





Sonra Allah’ın huzuruna  MIRAC etti.REFREF Uçan cennet yaygısı


Refref ile Allah’ın huzuruna çıktı. Hem ruhuyla hem bedeniyle çıktı. Orada Allah’ımızı gördü ve O’nunla konuştu. Ve O’ndan bizim için manevi hediyeler aldı. Nedir bu hediyeler biliyor musun?





Sonra tekrar Kâbe’ye döndü.

Hepimiz sonunda Allah’a döneceğiz.
*

Bütün gördüklerini Müslümanlara anlattı. Hz. Ebubekir hemen inandı. Onun için Allah ona Sıddık ismini verdi. Sıddık doğrulayan demek. Peygamber efendimizin bütün anlattıklarına inanıp asla şüphe etmeden hemen doğruladığı için Allah ona bu ismi taktı. Onun için biz de ona Ebubekir Sıdık radiallahü anh
diyoruz. Sahabe efendilerimizin yani Peygamberimizin arkadaşlarının isimleri geçtiği zaman radiallahü anh denir ve kısaca (r.a) diye yazılır. Eğer hanım sahabe ise radiallahü anha denir. Mesela onun kızı ve peygamber efendimizin pek sevdiği eşi Hz. Ayşe validemizin ismi geçtiğinde Ayşe radiallahü anha denir.



SON Dünya bittikten sonra, ay, güneş, bütün evren darmadağın edilecek canlı cansız her şey yok edilecektir. Ondan sonra Allah tek bir gün yaratacaktır. O güne ahiret günü  denir. Arapçada  yevmel ahir denir; yevm gün, ahir ise son demektir.





O MAHŞER günü bütün yaratılmışlar bir araya toplanacaktır.
*YEVMEDDİN


Fatiha da yevm-ed din geçer. Din günü demektir. O günde herkes dünyada yapmış yaptıklarından hesaba çekilecektir. Onun için hesap günü de denir. Adı ne olursa olsun son derece dehşetli bir gündür. Doğum gününe, anneler gününe benzemez. O güne çok iyi hazırlanmak gerekir. Sınav gününe nasıl hazırlanıyorsanız, nasıl bazen bir ders için günlerce çalışıyor hatta kurslara gidiyorsanız o gün için çok daha fazla sıkı çalışmalıyız.
Çünkü o gün sınavı kazanamazsak gideceğimiz yer cennet değil cehennem olur. O din gününde sorular Allah’ın kitabı olan Kur’an-ı Kerimden gelir. Bu sebeple Kur’anı çok iyi öğrenmeliyiz.
Rasulullah aynı zamanda en iyi bir öğretmendir ve Kur’anı bize en iyi anlatan ve onu en iyi uygulayan O’dur.


Bu uygulamaya SÜNNET-İ RASULULLAH denir. Biz de dinimiz olan İslamı onun uyguladığı gibi uygular ve öyle yaşarsak çok başarılı bir sınav verirve sonunda cenneti kazanırız


KADER; Allah’ın bizim için önceden hazırladığı her şeydir. Mesela ne zaman, nerde doğacağız, annemiz babamız kim olacak, gözümüz saçımız ne renk olacak, kız mı erkek mi olacağız, nerde yaşayacağız, nerede nasıl öleceğiz, işte bunun gibi şeyler hep kaderdir ve biz bunları değiştiremeyiz. Allah bunların hepsini daha olmadan önce belirlemiştir ve zamanı gelince yaratır.


HAYR iyilik demektir. ŞER ise kötülüktür. İyiliği de kötülüğü de yaratan Allah’tır. Çünkü O’ndan başka yaratıcı yoktur. Fakat iyiyi ya da kötüyü seçen biziz. Seçim bize ait olduğu için de yaptıklarımızdan sorumluyuz. Allah’ın bize tanıdığı bu seçme fırsatına  CÜZ-İ İRADE denir. Mesela elimizi kaldırdığımızda bunu kaldırtan Allah’tır.  Elimizi kardeşimizin suratına bir tokat olarak da indirebiliriz veya başına tatlı bir okşama olarak da. Bu seçimi biz yaparız ve elimizi indirten yine Allah’tır. İşte din günü olan yevm-ed din de bu seçtiğimiz ve yaptıklarımızdan dolayı hesaba çekileceğiz.


CÜZ-İ İRADE , YAPTIKLARIMIZIN SEÇIMI BİZE AİT DEMEKTİR.





Ölümden sonra tekrar dirilmek demektir. Bizim hayatımız sadece bu dünya hayatından ibaret değildir. Burada bir müddet yaşatıldıktan sonra ecelimiz gelince Azrail aleyhisselam gelip canımızı alacaktır. Hesap günü için ise tekrar diriltileceğiz. Nasıl ki bir tohum toprağa atıldığında bir süre sonra yemyeşil taptaze bir bitki olarak çıkıyorsa biz de ölüp toprağa gömülünce mahşer günü topraktan dipdiri çıkartılacağız.



İmanın 6 şartının hepsini kabul edip iman eden cennete gider aksi halde cehenneme girer.


Cehennem çok kötü bir yerdir oraya kimse dayanamaz.


Araf suresi 50.ayet


Dünyadayken yaptığımız işlere göre cennette veya cehennemde dereceler vardır. Yani diğerlerine göre daha iyi ya da daha kötü yerler. İkisinde de ebedi kalınacaktır. Yani İkisinin de sonu yoktur. İkisinden de hiç çıkmak yoktur. Onun için iyi yere girmeye bakmalıyız.



Cennette ise çok güzel şeyler vardır. Orda bütün isteklerimiz karşılanır. Herkes cennete girmek için çabalasa iyi olur.



Bazı insanlar sanki ölünce her şey bitecekmiş gibi öldükten sonra hayat yokmuş gibi, bu dünyada kendi kafalarına göre yaşamaktadırlar. Oysa Allah insanları boşuna yaratmamıştır.


Kur’an Zariyat suresi 56.ayet


“Ben insanları yaratmadım illa ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”


Allah insanları kendisini bilsinler tanısınlar söz dinleyip dediklerini yapsınlar diye yaratmıştır. Buna ibadet yani Allah’a kulluk etmek denir.
Allah insanlara bu kulluğun nasıl yapılacağını göstermek, emir ve yasaklarını bildirmek için de zaman zaman peygamberler göndermiştir. Ahir zamanda yani dünyanın sonuna kadar uyulmak üzere Peygamber efendimizi ve Kur’anı göndermiştir.




Sizin en hayırlınız Kur’anı öğrenip öğretendir.
Hadis-i şerif
Kur’an en güzel kitaptır.



Allah’a ve resulüne uyanlar ve kulluğunu yerine getirenler mükâfat olarak sonu olmayan cennetlere konulacaktır. Uymayıp isyan ve inkâr edenler, kendi bildiği gibi yaşayanlar ise sonu olmayan cehennemlere konulacaktır. Seçim kendilerine aittir.


         Allah hepimizi en iyiyi seçmiş olanlardan eylesin.  AMİN